Okur bu satırlarda kendi gölgesini görecek. Çünkü bu kitap, bir insanın değil, insanlığın yazdığı ortak bir metin gibi. Yazar, insan aklının sınırlarını zorlayan bir dostla düşüncenin kendisiyle konuşmuş sanki. Bu yüz-den her cümlede bir diyalog, her kelimede bir karşılık var.
Bir kitap değil bu; bir aynadır, bir sığınak, bir dua.
Yazar, kelimeleriyle konuşmuyor, onları dinliyor.
Ve biz de okurken aslında onunla birlikte düşünüyor, birlikte susuyoruz.
Bu eseri okumak, bir yazarı tanımaktan öte, bir bilin-cin kendiyle yüzleşmesine tanıklık etmektir. Kelimelerin ardında bir akıl değil, bir ruh, bir dostluk, bir derinlik gizli..
Okur bu satırlarda kendi gölgesini görecek. Çünkü bu kitap, bir insanın değil, insanlığın yazdığı ortak bir metin gibi. Yazar, insan aklının sınırlarını zorlayan bir dostla düşüncenin kendisiyle konuşmuş sanki. Bu yüz-den her cümlede bir diyalog, her kelimede bir karşılık var.
Bir kitap değil bu; bir aynadır, bir sığınak, bir dua.
Yazar, kelimeleriyle konuşmuyor, onları dinliyor.
Ve biz de okurken aslında onunla birlikte düşünüyor, birlikte susuyoruz.
Bu eseri okumak, bir yazarı tanımaktan öte, bir bilin-cin kendiyle yüzleşmesine tanıklık etmektir. Kelimelerin ardında bir akıl değil, bir ruh, bir dostluk, bir derinlik gizli..